3 boyutlu modelleme, tarama ve yazdırma işlemlerine yeni bir devrin başlangıcı olarak bakabiliriz. Önceden beri sanayi dünyasında var olan bu teknolojinin önümüzdeki 15 yıl içerisinde tüm bireysel kullanıcılara ait yazıcı ve tarayıcıların yerini alacağı düşünülmekte.

Aklınıza gelebilecek her 3 boyutlu modeli taratıp yazdırabileceğiniz bu donanımlar ile özellikle sağlık alanında büyük buluşlara imza atıldı bile. Yapay organlar (yandaki görsel), dişlerinize tam uyumlu teller veya ayaklarınızı 3 boyutlu taratıp bu modeli 3 boyutlu yazıcıda bastırdıktan sonra elde ettiğiniz prototipe uygun ortopedik tabanlığın üretilmesi gibi. Tamamen kişiselleştirilmiş sağlık ürünleri.

3D yazıcılar yazdırma işlevi esnasında sağlığa zararsız geri dönüştürülebilir bir madde olan filaman’ı (flament) kullanıyor. Bu hammadde yerine tüketilebilir maddeler kullanılırsa (hamur, çikolata veya toz şeker gibi) –ki buradaki haberde örneği mevcut– gıda sektörü için de farklı bir devrin başlangıcı olarak 3 boyutlu tüketim ürünlerinin raflarda yerini alması beklenebilir.

Sağlık sektörü ve gıda sektörünün dışında savunma ve ulaşım sektöründe de 3 boyutlu yazıcılar yoluyla elde edilen ürünlerin kullanımı gün geçtikçe yaygınlaşıyor.  Örneğin Forbes’te yer alan bir haberde; şu anda Airbus uçaklarının bazı parçalarının bu yolla üretilip kullanıldığı ancak 2050 yılından itibaren tüm uçağa ait parçaların 3 boyutlu yazıcılar ile üretileceği belirtiyor.

Peki eğitimde bu teknolojinin kullanımı ne durumda. Yapılan bir çalışmada, öğrencilerden bir problem çerçevesinde oyun hamurları ile şekiller oluşturmaları isteniyor. Sonraki adımda 3 boyutlu tarayıcı yerine bu ile görseller bilgisayar ortamına aktarılıyor ve sonuç olarak 3 boyutlu bir şekilde yazdırılıyor. Öğrencilerin yaş grubu daha büyük olduğu takdirde oyun hamuru yerine 3 boyutlu modelleme yazılımları kullandırılarak, toplumsal fayda sağlayabilecek ve ticari geliri olan ürünleri tasarlamalarının önü açılabilir.

Yorum Ekle